Sabah yataktan kalktığınızda attığınız ilk adımlarda topuğunuza batıcı, keskin bir ağrı saplanıyor; birkaç dakika yürüdükten sonra hafifliyor, gün sonuna doğru yeniden artıyorsa, bu tablo ortopedi pratiğinde çok sık gördüğümüz bir soruna işaret eder: plantar fasiit. Halk arasında bu ağrı çoğunlukla “topuk dikeni” olarak bilinir; ancak ağrının asıl kaynağı çoğu zaman dikenin kendisi değildir.
Plantar fasya, topuk kemiğinden parmaklara uzanan ve ayak kavsini taşıyan güçlü bir bağ dokusudur. Bu doku tekrarlayan yüklenmelerle zorlandığında yapıştığı yerde tahriş ve küçük hasarlar gelişir; buna plantar fasiit denir. Uzun süren zorlanma, kemiğin bu bölgesinde röntgende görülen sivri bir çıkıntı (topuk dikeni) oluşturabilir. Önemli nokta şudur: ağrıyı yapan genellikle kemik çıkıntısı değil, gergin ve tahriş olmuş fasyanın kendisidir. Topuk dikeni olduğu halde hiç ağrısı olmayan pek çok kişi vardır; tersine, dikeni olmayan birçok hastada da tipik topuk ağrısı görülür.
Sabah ilk adım ağrısı, plantar fasiitin en tanınmış belirtisidir. Gün içinde uzun oturma sonrası ayağa kalkarken de aynı ağrı tekrarlayabilir.
Plantar fasiitte tedavinin temeli cerrahi değildir; hastaların büyük çoğunluğu ameliyatsız yöntemlerle rahatlar. Ancak süreç sabır ister; belirtilerin gerilemesi çoğu zaman haftalar, bazen aylar alabilir.
Cerrahi tedavi, yalnızca uzun süreli ve düzenli uygulanan ameliyatsız tedavilere yanıt vermeyen küçük bir hasta grubunda değerlendirilir.
Birkaç haftadır süren, dinlenmeye ve basit önlemlere rağmen gerilemeyen topuk ağrısında ortopedik değerlendirme yapılmalıdır. Topuk ağrısının her zaman plantar fasiitten kaynaklanmadığını da hatırlatmak gerekir: sinir sıkışmaları, yorgunluk kırıkları ve aşil tendonu sorunları benzer yakınmalara yol açabilir. Doğru tedavi, doğru tanıyla başlar. Ayağa binen yükün azaltılması konusunda kilo ve egzersiz alışkanlıkları da tabloyu doğrudan etkiler.
Prof. Dr. Turhan Özler ile ortopedik değerlendirme için iletişime geçin.