Kasık ağrısı, hastaların çoğunlukla "fıtık" diye tarif ettiği bir şikâyettir. Oysa ortopedi pratiğinde kasık ağrısının önemli bir bölümü karın duvarından değil, kalça ekleminden kaynaklanır. Kalçanın anatomik olarak derinde yer alması, ağrının kasığa, uyluk ön yüzüne ve hatta dize yansımasına neden olur. Bu nedenle ağrının gerçek kaynağını belirlemek tedavinin ilk adımıdır.
Kalça sorunlarının ağrısı bazen yalnızca dizde hissedilir. Diz muayenesi normal olduğu halde ağrı sürüyorsa, kalça mutlaka değerlendirilmelidir.
Kalça ekleminde kıkırdağın zamanla incelmesiyle gelişir. Başlangıçta yalnızca zorlayıcı aktivitelerde ortaya çıkan ağrı, ilerleyen dönemde istirahatte de hissedilebilir; hareket kısıtlılığı ve topallama eşlik edebilir.
Kalça eklemini oluşturan kemik yapıların şekil uyumsuzluğu nedeniyle, belirli hareketlerde eklem içinde sıkışma olur. Genellikle genç ve aktif kişilerde görülür; erken tanı, kıkırdak ve kalça dudağı (labrum) hasarının ilerlemesini yavaşlatmak açısından önemlidir.
Eklem çevresindeki kıkırdak halkanın yırtılmasıdır. Kasıkta ağrı, takılma ve zaman zaman kilitlenme hissi verebilir.
Kalça başının kanlanmasının bozulmasıyla gelişir. Erken tanı, tedavi seçeneklerini genişlettiği için önemlidir.
Ayrıntılı muayene ile kalça hareket açıklığı ve ağrıyı ortaya çıkaran hareketler değerlendirilir. Gerektiğinde röntgen ve MR ile eklem yapısı incelenir. Tedavi; sorunun nedenine, evresine ve hastanın yaşı ile aktivite düzeyine göre planlanır. Erken evrede egzersiz, fizik tedavi ve yaşam düzenlemeleri sıklıkla yeterli olurken; ileri evre eklem hasarında kalça protezi gibi cerrahi seçenekler gündeme gelebilir.
Prof. Dr. Turhan Özler ile ortopedik değerlendirme için iletişime geçin.